Ahmed Daî Hayatı, Çalışmaları

21

Ahmed Daî, şair, edib ve alim. Doğum, ölüm, tarihi ve yerleri bilinmemektedir. 14. y.y. ikinci ve 15. y.y. ilk yarısında yaşamıştır. Asıl Ahmed’tir, kullandığı Dai mahlası “duâcı, duâ eden” anlamına gelir. Eserlerinden anlaşıldığına göre, Germiyan Beyi II. Yakub ve Osmanlı sultanlarından Emir Süleyman, Mehmed Çelebi ve II.Murad devirlerinde yaşamıştır. II.Murad’a hocalık etmiş ve Germiyan (Kütahya) kadılığında bulunmuştur. Sehi Bey, Heşt Behişt adlı tezkiresinde onun için; “Ehl-i ilimden, her fenden haberdar, kadılık yapmış bir kişidir.” diye bahsetmektedir.

On dördüncü asırda ilim ve sanat sahasında bir hayli ilerleyen Aydınoğulları bölgesinde yetişen
Ahmed-i Dai; pek çok devlet adamı, alim ve şair ile görüşmüştür. Yaşadığı devrin ilimlerine vakıf nazım
ve nesir sahasında pekçok eser yazmış, bunların çoğunu tanıdığı şehzade ve emirlere ithaf etmiştir.

Eserleri:
1) Terceme-i Tefsir-i Ebü’l-Leys Semerkandi; ünlü alim Semerkandi’nin Kur’an tefsiri tercümesidir.
2) Miftah-ül-Cenne; sekiz kısımdan müteşekkil bir akaid kitabı olup, Arapçadan Türkçeye tercüme
etmiştir.
3) Terceme-i Tabirname; aslı Arapça olan bu eser rüya tabiri ile ilgilidir. Arapçadan Farsçaya tercüme
olan eseri, Ahmed Dai, Farsçadan Türkçeye çevirmiştir.
4) Terceme-i si Fasl fi’t-Takvim vel-Eşkal; Nasır-ı Tusi adıyla bilinen eserin tercümesidir. Eserin aslı
Nasıreddin Tusi’ye aittir.
5) Teressül: En eski inşa misallerini içine alan Türkçe bir eserdir. Mektuplaşma nümuneleri ve
kompozisyon kaidelerine yer vermiştir.
6) Terceme-i Tezkiret-ül-Evliya, Feridüddin-i Attar’ın Farisi Tezkiret-ül-Evliya’sının Türkçeye
tercümesidir.
7) Terceme-i Tıbb-ı Nebevi; Hastalıklardan bahsettiği gibi sağlığın korunması ile ilgili hadis-i şerifleri
de ihtiva etmektedir. Eserin aslını Ebu Naim Hafız-ı İsfehani yazmıştır.
8) Vesilet-ül-Müluk fi Ehli’s-Süluk; Ayet-el-kürsi’nin tefsiridir. Ayrıca Esma-i hüsna’nın manasını
ihtiva etmektedir.
9) Divan; Farsça olup, on kaside ve yirmi dört gazelden ve diğer bazı şiirlerinden meydana gelmiştir.
10) Ukud-ül-Cevahir; Farsça bir lügat olup, manzumdur. Arapça kelimelerin Farsça karşılıklarını
veren bu lügat, altı yüz elli beytlik beş kısa şiirden meydana gelmiştir. Bu eseri ikinci Murad Hana
hocalık yaptığı sırada yazmıştır. Batı Türkçesinde en eski lügattır.
11) Camasb-name; Nasirüddin Tusi’nin aynı adlı eserinin tercümesidir.
12) Türkçe Divan.
13) Mutayabat; kısa şiirlerini içine alan bir eseridir.
14) Çengname; tasavvufi bir eserdir.