Ahizâde Yusuf Çelebi kimdir? Hayatı ve eserleri hakkında bilgi

34

Ahizâde Yusuf Çelebi kimdir? Hayatı ve eserleri hakkında bilgi:  (ö. 905 / 1500) II. Bayezid devrinin önde gelen bilim adamları arasında yer alır. Ahi Çelebi adıyla da tanınır. Aslen Tokatlı olup babasının adı Cüneyd’dir. Taşköprüzâde’nin verdiği bilgiye göre, Merzifon Medresesi’nde eğitim gördü. Önce Seyyid Ahmed el-Kırımî’den, sonra da Sultan II. Bayezid’in de hocası olan Molla Selâhaddin’den dersler aldı. Merzifon’daki eğitimini tamamladıktan sonra Bursa’ya gelerek dönemin büyük âlimlerinden Molla Hüsrev’in ders halkasına dahil oldu, ho­casının vefatından sonra Bursa’daki Molla Hüsrev Medresesi’nde müderrislik görevine başla­dı. Sonraki yıllarda bir süre Edirne’deki Taşlık Medresesi’nde, ardından İstanbul’a gelerek Kalenderhane ve Mehmed Paşa medreselerinde dersler verdi. Son derece faal bir şahsiyet olduğu anlaşılan Ahizâde Yusuf Çelebi, bir süre sonra tekrar ilk görev yeri olan Bursa’ya dönerek Bursa Sultaniyesi’nde ders vermeye başladı. Muhteme­len II. Bayezid devrinde, bu defa elli dirhem yev­miye ile Sahn-ı Semân Medresesi’ne tayin edildi ve bilâhere maaşı kademeli olarak seksen dirhe­me çıkarıldı. Hayatından bahseden kaynaklarda başka bir medrese isminin zikredilmemesinden Sahn-ı Semân Medresesi’nin, onun son görev yeri olduğu tahmin edilebilir.

Ahizâde Yusuf Efendi’nin vefat tarihi bazı kay­naklarda 902 (1497), bazılarında ise 904 (1499) olarak verilir. Bununla birlikte onun 905 (1500) tarihinde vefat ettiği anlaşılmaktadır. Vefatından sonra Fatih Camii yakınında, kendi adıyla anılan caminin haziresine defnedilmiştir.

Ahizâde Yusuf Efendi’nin yaşadığı dönemin önde gelen ulemasından olduğu, bilhassa fıkıh üzerine bir otorite kabul edildiği anlaşılmaktadır. Haya­tının sonlarına doğru kütüphanesini yaptırdığı Ahizâde Camii’ne vakfetmiş, kendisi de vaktinin geri kalan kısmını bu kütüphanede geçirmiştir. Ahizâde, bu süreçte bazı eserler de kaleme almış­tır. Bunlar içerisinde en meşhur olanı Sadrü’ş-Şeria’nın Şerhü’l-Vikâye adlı eserine yazdığı Zâhiretü’l-Ukbâ fi Şerhi Sadri’ş-Şeri’âti’l-Uzmâ isimli haşiyesidir. Müellif hattı Kayseri Raşid Efendi Kütüphanesi’nde bulunan bu eserin fark­lı kütüphanelerde bazı nüshaları mevcuttur. Bu eserin dışında, küfür lafızlarıyla ilgili meselele­ri bir araya topladığı Hediyyetü’l-Mühtedîn adlı risâlesi de dönemin fazlaca okunan eserleri ara­sındadır. Bu eserin bir nüshası Millet Kütüpha­nesi Ali Emiri-Arabi, nr. 602/2’de yer almaktadır. Nahiv, mantık ve belâgata dair yazdığı Zübdetüt-Ta’rifat, Muhtasâru Fevâ’id-i Kadihân, Tâ’likât alâ Tefsiri’l-Beyzâvî, Tercüme-i Ferâiz-i Sirâciyye ve Kavs-i Kuzah diğer eserleridir.

Haşim ŞAHİN

Kaynak: Ahi Ansiklopedisi, 1. cilt, T.C. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, Ankara, 2014