Ahir Zaman Nedir, Ne Demektir, İslamda Ahir Zaman Kavramı

37

Ahir Zaman. Dünyanın son günleri veya sonu anlamında kullanılan bir terim.

İslâm literatüründeki âhir zaman te­rimi, dinler tarihindeki eskatoloji (âhiret bilgisi) ile alâkalıysa da aynı değildir. Eskatoloji, kozmolojide bir safhadır: bu­na karşılık âhir zaman terimi kıyamete yaklaşan son devreyi, zamanın ve âle­min sonunu veya son günlerini ifade eder. İslâm inancına göre âlemin başı olduğu gibi sonu da vardır. Ancak bu sonu bilmek beşer gücünün dışındadır. İnsanın eceli gibi âlemin de ecelini be­lirlemek ve belirlediği şekilde gerçek­leştirmek Allah’a aittir. Fakat art niyetli bazı kimseler gayelerine ulaşmak için, diğer bazıları da bilgisizlik sebebiyle bu konuda tarih vererek veya tahminde bu­lunarak Kur”ân-ı Kerîm’e aykırı iddia­lar ortaya atmışlardır. Halbuki aşağıda meali verilen âyetler bu gibi iddiaların yersiz ve anlamsız olduğunu açıkça gös­termektedir: “Kıyametin ne zaman ko­pacağını sana sorarlar. De ki: Onun bil­gisi sadece rabbimin nezdindedir. Onun vaktini kendisinden başka kimse açıklayamaz” (el-A’râf 7/187). “Kıyametin ne zaman kopacağını bilmek ancak Allah’a aittir” (Lokman 31/34). “Göklerde ve yerde gaybı Allah’tan başka kimse bile­mez” (en-Nem! 27/65). Kur’an’ın bu açık­lamalarını da göz önünde bulunduran hadisçiler, dünyanın ömrünün 7000 se­ne olup Hz. Peygamber döneminin son bin seneyi içine aldığı şeklindeki rivayet­leri asılsız kabul etmişlerdir (bk. Ali el-Kârî, s. 452-454). Bununla beraber ba­zı İslâm bilginleri bu konuda üç devre­den söz etmişlerdir. Başlangıçtan Tev­rat’ın nüzulüne kadar olan ilk devre, İs­lâm’ın zuhuruna kadar geçen zaman ikinci devre, hicretten kıyamete kadar devam edecek olan zaman dilimi ise son devredir (bk. Elmalilı, V, 3739). Fakat sü­re belirlemeden bu son devreye âhir za­man denilebilir. Çünkü çeşitli hadislere göre âhir zaman Hz. Peygamber’in bile­tiyle başlamıştır (bk. Buhârî, “Rikâk”, 39; Müslim. “Fiten”, 132-139). Ancak ne za­man biteceğini Allah’tan başka kimse bilmemektedir.

Son peygamber (hâtemü”l-enbiyâ) ol­ması dolayısıyla Muhammed (a.s.)’a İslâm literatüründe “âhir zaman peygamberi” de denilmiştir. Zira ondan sonra artık peygamber gelmeyecektir ve kıyamete kadar sürecek olan devre­de Allah yoluna yapılacak davet onun adına olacaktır. Bu hususta Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle Duyurulmaktadır: “Mu­hammed sizlerden herhangi birinin ba­bası değildir. Ancak o, Allah’ın resulü ve peygamberlerin sonuncusudur” (el-Ahzâb 33/40). Bu âyette geçen “hâtem” (mühür) kelimesi kıraat imamlarınca böyle okunduğu gibi “hatim” (mühürleyen, sona erdiren) şeklinde de okun­muştur. Mühür bir şeyin sonuna basıl­dığına göre Hz. Peygamber, her iki kı­raat açısından da nübüvvet silsilesinin sonuncusu, nübüvvet zincirinin son hal­kası olmaktadır.

Âhir zaman terimi Kur’ân-ı Kerîm’de yer almıyorsa da hadislerde çokça kul­lanılmıştır. Hz. Peygamber’in, dinî ha­yatın zayıflaması ve ahlâkın gerilemesi şeklindeki kıyamet alâmetlerine temas eden hadislerinde “âhirü’z-zamân” teri­mi kullanıldığı gibi bu anlamı ifade eden ” jl*j j-l^A J^r1″ (insanlar üzerine Öyle bir zaman gelecek ki …) ibaresine de sık sık rastlanır. Hadis literatüründeki bu kul­lanılış müslümanların zamana, olaylara ve geleceğe bakışlarına tabii olarak te­sir etmiş ve onları, özellikle ahlâk ku­rallarına aykırı düşen davranışlarla bek­lenmedik olayları âhir zaman alâmeti olarak değerlendirmeye sevketmiştir.

Diyanet İslam Ansiklopedisi