Ahi Şecerenameleri hakkında bilgi

36

Ahi Şecerenameleri hakkında bilgi: Ahi Şecerenamelerinin ilk defa ne zaman yazıl­maya başlandığına dair kesin bir bilgi yoktur. Ahilik geleneğinde Ahilerin mesleğini kimden öğrendiği (el aldığı) ve meslek intisabının hangi pirlere dayandığı büyük önem taşır. Meslekî inti­sabı olmayan sanatkârların sanatında kutsiyet ve bereket olmayacağına inanılır. Bundan dolayı her meslek bir ulu kişiye dayandırılır. Ahi Evran’ın eserlerinde de işlenen bu anlayış, Ahiler arasın­da gelenek hâlini almıştır. Böylece Ahi Evran’ın fikirleri doğrultusunda Anadolu’da bir nevi Ahi işyerlerinin yönetmelikleri olan ‘”Ahi Şecerena-meleri” meydana getirilmiştir. Başka bir ifadeyle Ahi işyerlerinin ruhsatı olarak görülen şecerena-melerin düzenlenmesine gidilmiştir.

Anadolu’da yazılan şecerenamelerin en eski nüshaları Farsçadır. Buna bir örnek Kırşehir İl Kültür Müdürlüğü’ndeki Farsça şecerenamedir. Daha sonraki dönemlerde Türkçe şecerename-ler de yazılmıştır. Şecerenamelerin başlangıçta Farsça olarak düzenlenmesi, Anadolu Selçuklu­ları döneminde Farsça yazma geleneğinden kay­naklanmıştır. Anadolu’da Türkçecilik ve Türkçe eser yazma geleneği yaygınlaşınca, Türkçe şece-renameler de tanzim edilmeye başlanmıştır. Ahi Sinan’ın Farsça şecerenamesinden bir ay sonra Türkçe şecerename kaleme alınmış olması da bunu göstermektedir. Ahi Sinan’ın Farsça Şe-cerenamesine benzeyen bir şecerename de Ahi Cârullah Şecerenamesi’dir. Bu belge 830 (1426) tarihli olup, Farsça olarak kaleme alınmıştır. Hâlen elimizde bulunan en eski Farsça şecerena-me budur.

Şecerenamelerin yazılış sebeplerini şu hususla­ra bağlamak mümkündür: 1-Şecerenameler bir meslek ve sanat adına düzenlendiği için, bağlı­larına o mesleğin hususiyetleri anlatılmak isten­miştir. Bu da ihtiyaçtan kaynaklanmış olmalıdır. 2-Şecerename hangi meslek adına yazılıyorsa, o sanatı yüceltmek amacı güdülmüştür. Anadolu’da ilk sanat kurumunun debbağlık ve bunun pirinin de Ahi Evran olduğu bilinmektedir. Debbağlarla ilgili şecerenamelere çok rastlanması bundan ile­ri gelmektedir. İlk sıralarda Ahiler sadece deb-bağlık ve ona bağlı deri işçiliği ile uğraşırken, sanat kolları kısa sürede 32’ye çıkmıştır. Hatta Radavî’de ve diğer bazı fütüvvetnâmelerde bu sa­yının daha da arttığı görülmektedir. 3-Şecerena-meler, şeyh olan kişinin kerâmetlerini anlatmak için de yazılmıştır. Bir Ahi’nin Ahi Baba, hatta Ahi Evran Tekkesi postnişîni olabilmesi için elin­de şeceresi olması gerekirdi. Şecere yazılabilme­si için de Fütüvvet silsilesinin bulunması lazım­dı. Şecerenamenin geçerli olabilmesi ise Padişah beratının bulunmasına bağlıydı.

Mehmet Ali HACIGÖKMEN

Kaynak: Ahi Ansiklopedisi, 1. cilt, T.C. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, Ankara, 2014