Ahi (Benli Hasan) Kimdir, Hayatı, Eserleri, Hakkında Bilgi

26

AHÎ [ Benli Hasan] ( ? – 1517)

Osmanlı Divan şairi. Divan şiirinde Anadolu Türkçesi’ni kullanarak 16-17. yy şairlerine öncülük etmiştir.

Niğbolu’da doğdu, Karaferye’de öldü. Şeydi Hoca adlı bir tüccarın oğludur. Babasının ölümünden sonra bir süre ticaretle uğraştı. İstanbul’a gelip medrese öğrenimi gördü. İlmiye mesleğine girdi.

Şeyhi’nin Hüsrev ü Şirin adlı mesnevisinden esinlenerek Hikâyet-i Şirin ü Perviz ve Rivâyet-i Gülgûn u Şebdiz adı ile bir nazire yazmaya başladı. Yazdıklarım gösterdiği Nakşibendi şeyhi Mahmud Çelebi’nin etkisiyle mesneviyi yarıda bıraktı. Söylentiye göre I.Selim’in bu mesneviden hoşlanması üzerine Bursa’da Bayezid Medresesi müderrisliğine atandı. Kazasker Zeyrekzade, bu görevin ününe uygun olmadığını söyleyince, görevi kabul etmedi. Uzun süre mülazemette kaldı. Kandırıldığını anlayan Ahî, Ahmed Paşa ile Necati’nin ‘eğri’ redifli gazellerine bir nazire yazarak, padişahın zalim, etrafındakilerin iki yüzlü olduklarını anlatmaktan çekinmedi. Buna kızan padişah, Ahî’yi Karaferye Medresesi’ne gönderdi. Şair Hâveri’nin kız kardeşi ile evlenen Ahî, kısa bir süre sonra orada öldü.

Divan’ı tam değildir. Divan’da bulunmayan bazı şiirlerine çeşitli şiir mecmualarında rastlanmaktadır. Hikâyet-i Şirin ü Perviz ve Rivâyet-i Giilgûn u Şebdiz adlı, Latifî tezkeresine göre, yazıldığı devirde bile nüshası pek bulunmayan mesnevinin bazı beyitleri Hüsn ü Dil’de de yer almaktadır. Hüsn ü Dil, kişilerin sembollerle belirtildiği alegorik bir yapıttır. Lamii Çelebi’nin İranlı şair Fettah-ı Nişaburi’den çevirdiği Hüsn ü Dil’t naziredir. Bir bölümü manzum, bir bölümü mensur olan yapıt, Ahî’nin ölümü ile yarım kalmıştır.

Az konuşan, içine kapanık kişiliğinden ötürü “dilsiz danişmend” adı da verilen Ahî’nin divan şiirinde önemli bir yeri vardır. Şiirlerinde ve nesirlerinde Türkçe’yi iyi kullandığı, yabancı tamlamaları en aza indirdiği görülür.

16-18. yy arasında yetişen birçok şair onun gazellerine nazireler yazmıştır. Bâkî gibi büyük bir şair de bunlar arasındadır. Bazı gazelleri bestelen-miştir.

•    YAPITLAR: Divan; Hikâyet-i Şirin ü Perviz ve Rivâyet-i Gülgûn u Şebdiz;Hüsn ü Dil, (ö.s.),Çaylak Tevfik (yay.), 1870.

•    KAYNAKLAR: S.N Ergun, Türk Şairleri, I, (ty), Latifi, Tezkere-i Latifi, 1896; A.N.Tarlan, Şiir Mecmualarında XVI ve XVII. Asır Divan Şiiri, IV, 1949; F.K.Timurtaş, “Türk Edebiyatında Husrev ü Şirin ve Ferhad ü Şirin Hikâyesi”, Türk Dili ve Edebiyatı Dergisi, IX, 1959.

Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi