Ağalar Camii Nerededir, Tarihi, Mimari, Özellikleri, Hakkında Bilgi

Ağalar Camii. Topkapı Sarayı’nda Hırka-i Saadet Dairesi’nin yakınında bulunan cami.

Ağalar Camii, önceleri Sarây-ı Cedîd olarak adlandırılan, çok yakın bir devir­de ise Topkapı Sarayı diye tanınan bü­yük Osmanlı saray manzumesinin üçün­cü avlusunda bulunmaktadır. Saray için­deki birçok cami ve mescidin en büyüğü olup Has Oda’nın yanında yer almakta­dır. Reşat Ekrem Koçu buraya evvelce Hünkâr Camii denildiğini bildirmektedir. Camide saray hizmetini gören iç oğlan­ları, Enderün-ı Hümâyun zülüflü ağala­rı namaz kıldığı için buraya daha sonra Ağalar Camii denilmiştir. Duvar tekniği, bu yapının Sarây-ı Cedîd’in ilk kurulu­şundan yani Fâtih Sultan Mehmed devrinden kaldığını göstermektedir. Ağalar Camii, muhtemelen sarayın çekirdeğini teşkil eden Fâtih Köşkü yanında, onun müştemilâtı olarak yapılmış olup aslın­da daha küçük ve basık idi. Bir kapısı­nın üstündeki 1136 (1723-24) tarihli ki­tabeden ve duvar örgülerindeki fark­lardan, XVIII. yüzyılda Seyyid Mehmed Ağa’nın himmetiyle büyük ölçüde tamir gördüğü anlaşılmaktadır. Sultan II. Mahmud devrinde Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılması kararının bu camide alındığı da söylenir. Camide 1881’e kadar na­maz kılınırken daha sonra depo ve ye­mekhane yapılmış, üstünün kurşunla­rı da alınarak yıkılmaya terkedilmiştir. 1925’ten itibaren başlayan büyük ve ge­niş çaplı bir tamir sonunda cami kurta­rılarak kütüphane ve okuma salonu ha­line getirilmiştir. Sarayın çeşitli daire ve odalarındaki dolaplarda dağınık vazi­yette duran yazma kitaplar, “Yeni Kü­tüphane” olarak adlandırılan bu binada toplanmıştır. Bu durumu anlatan 1928 tarihli bir kitabe güneydeki bir kapı üs­tünde yer alır.

Ağalar Camii dikdörtgen planlı enine uzanan bir yapıdır. Harimi bir tarafın­dan genişletilmiş, diğer tarafından da kapısında 1136 tarihli kitabe bulunan ve şimdi okuma salonu olan mescid ek­lenmiştir. Herhalde ilk yapıldığında üs­tü ahşap çatı ve kiremit örtülü, sakıflı bir cami idi. XVIII. yüzyıl ortalarından sonra, üstü şimdi görülen ve Türk mimari geleneğine aykırı düşen büyük be­şik tonoz ile kapatılmıştır. Önceleri Ek­rem Hakkı Ayverdi, sonra da Abdullah Kuran tarafından teklif edilen kubbeli restitüsyon. inanılır bir sağlam dayana­ğa sahip değildir. Nitekim Ayverdi daha sonra bu görüşünden dönmüştür. Ca­minin dış duvar yüzlerinde taş ve tuğla dizileri kullanılmıştır. Alt sıradaki pen­cerelerin yuvarlak kemerleri, bunların XVIII. yüzyıl ortalarından sonra değişti­rildiğini belli eder. Ağalar Camii’nin ya­nında şimdi okuma salonu olarak kulla­nılan mescidin duvarları güzel çinilerle süslenmiştir. Esas cami ile bitişiğindeki bu mescidin arkasında bulunan ve be­lirli bir mimarisi olmayan mekâna ise Altınyol’dan ulaşılıyordu. Burası da ha­reme mahsus bir namaz kılma yeri idi. Anlaşıldığına göre Ağalar Camii eskiden Sarây-ı Cedîd’in esas merkez camii hü­viyetine sahipti.

Diyanet İslam Ansiklopedisi