Agâh Efendi kimdir? Hayatı ve eserleri hakkında bilgi

55

Agâh Efendi kimdir? Hayatı ve eserleri hakkında bilgi: Osmanlı gazeteci. Türk özel sermaye­siyle çıkan ilk gazeteyi yayımlamıştır. İstanbul’da doğdu, Atina’da öldü. Yozgatlı Çapanzade Ömer Hulusi Efendi’nin oğludur. Tıp öğre­nimini yarım bırakıp Babıâli Tercüme Odası’na girdi. 1852’de, Paris Elçiliği’ne atanan Rıfat Paşa’nın kâtibi olarak Fransa’ya gitti. Yurda döndükten sonra çeşitli yönetsel görevlerde bulundu. 1860’ta Türk özel sermayesiyle çıkan ilk gazete olan Tercüman-ı Ahval’i yayımladı. O yıllarda, İstanbul’da yayımlanan iki Türkçe gazeteden Takvim-i Vekayi resmi, William Churchill adlı bir İngiliz’in çıkardığı Ceride-i Hava­dis ise yarı resmi nitelikteydi. Agâh Efendi, Tercüman-ı Ahval’ın sahibi kurucusu ve başyazarıydı. Bir düşünce ve sanat gazetesi olan Tercüman-ı Ahval’de Şinasi, Ahmet Vefik Paşa, Sarı Tevfik Bey, Mehmed Şerif Bey ve Hasan Suphi Efendi dc yazılar yazmış­lardır.

Agâh Efendi, bu dönemde salt gazetecilikle uğraş­mıyor, resmi görevlerini de sürdürüyordu. 1861’de Posta Nazırlığı’na atandı. Vapur-u Hümayun ve Ereğli Kömür Madenleri idarelerinde çalıştı. 1861’de padişah olan Abdülaziz ile sadrazamları Ali ve Fuad paşaların içerde baskıcı, dışarda ise özellikle büyük Avrupa devletlerinin etkisinde bir politika izlemeleri­ne karşı Osmanlı aydınları arasında bir meclis oluştu­rulması ve ülkenin bu meclisçe çıkarılacak yasalarla yönetilmesi düşüncesi gelişiyordu. Yeni Osmanlılar Cemiyetli865’te bu amaçla kuruldu. Agâh Efendi, bu cemiyetin ilk üyelerindendi. 1867’de, cemiyetin ileri gelenlerinden Namık Kemal ile Ziya Paşa, düşüncele­ri doğrultusunda çalışmalar yapabilmek amacıyla yurt dışına çıktılar. Bu olay, Yeni Osmanlılar’la ilişkileri olanlara baskıların yoğunlaşmasına yol açtı. Divan-ı Muhasebat üyesi olan Agâh Efendi de, görevden alınınca, bir grup arkadaşıyla yurt dışına gitti. Paris’ te, öteki arkadaşlarıyla birlikte Muhbir ve Hürriyet gazetelerinde çalıştı. Avrupa’da kaldığı dört yıl bo­yunca Fransa, İngiltere ve Belçika’da bulundu. 1871’de, Ali Paşa’nın ölümü ve padişahın affı üzerine yurda döndü. İzmit Mutasarrıflığına atandı. 1877’de, V. Murad tarafından Şura-yı Devlet üyeliğine getiril­di. Ama II. Abdülhamid’in tahta geçmesi üzerine görevden alındı. Önce Bursa’ya, ardından Ankara’ya sürüldü. Altı ay sonra ise bağışlanarak, 1884’te Rodos Mutasarrıflığına atandı. Aynı yıl Midilli’ye sürülen Namık Kemal’le yer değiştirdi. 1885’te Atina Elçisi oldu ve aynı yıl orada öldü.

Agâh Efendi, 1850’lerde gittiği Avrupa’da edin­diği izlenimlerle, Osmanlılar’ın her alanda çağdaşlaş­ması gerektiği sonucuna varmıştı. Bu inanç tüm yaşamını etkiledi. Avrupa’da yaygınlaşan toplumsal sorunlara ilişkin tartışmaları Türk basınında gündeme getirdi. Yenilikçi girişimlerini resmi görevlerinde de sürdüren Agâh Efendi, Posta Nazırlığı sırasında posta hizmetlerini çağdaş bir düzeye getirmiş ve posta pulu kullanımını başlatmış olan kişidir.

Kaynak: Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi, 2. cilt, Anadolu yayıncılık, 1983