Afyon Etnografya Müzesi/Gedik Ahmed Paşa Medresesi Tarihi, Mimarı, Özellikleri

Afyon Etnografya Müzesi

Afyon’da Gedik Ahmed Paşa Medresesi’nde kurulan müze. Günümüzde etnografya müzesi ola­rak kullanılan medrese, Gedik Ahmed Paşa tarafından Karaman seferi sıra­sında yaptırılan (877/1472-73) külliyenin bir birimidir. Medrese ile birlikte cami, kütüphane, sıbyan mektebi, çeşme ve hamamı da mevcut olan bu külliyenin mimarı, Gedik Ahmed Paşa’nın azatlı kölesi Ayaz Ağadır. İmaret Medresesi veya Taş Medrese adıyla da anılan medrese, külliyenin güneybatı köşesinde ve camiden iki metre kadar yüksek­likteki teras üzerinde yer almaktadır. Bugüne kadar çeşitli maksatlarla kulla­nılan ve birkaç tamir gören bina, ilk defa 1928’de Afyon Halkevi’nin müzeci­lik ve sergi kolu ile Âsâr-ı Atîka Muhip­leri Cemiyeti tarafından taş eserler de­posu olarak kullanılmaya başlanmıştır. 1931’de müze müdürü olan Süley­man Hilmi (Gönçer) burayı bir müze şeklinde düzenlemiş, bu maksatla bina­da bazı tadilât ve tamirat yapılmıştır. Yazlık dershane olarak kullanılan eyva­nın önü bir duvarla kapatılmış, hücreler arasındaki duvarlarla kapılar kaldırıla­rak mekânlar birleştirilmiş, binanın üstü bakırla kaplanmış, dış kaplamanın bazı yerleri yenilenerek 1933’te zi­yarete açılmıştır.

Bu tarihten sonra gittikçe gelişen müze, 1970’e kadar arkeolojik ve etnograftk eserlerin birlikte sergilendi­ği bir karma müze olarak hizmet ver­miştir. Ancak 1971’de yeni bir müze bi­nası yapılınca arkeolojik eserler oraya taşınmış, eski bina ise taş eserler depo­su olarak kullanılmaya devam etmiştir. 1978’de etnografik eserlerin ayrı bir bi­nada sergilenmesine karar verilince, medrese yeniden tamire alınarak ikinci bir düzenlemeye tâbi tutulmuştur. Bu sırada, bakır kubbe kaplaması yenilen­miş, dış cephede gerekli tamirat yapıl­mış, taban aslına uygun olarak imitasyon altıgen tuğlalarla kaplanmış, bahçe tanzimi, iç avlu taban kaplaması, teşhir vitrinleri ve aydınlatma sistemi tamam­lanarak 1989 yılı başında ziyarete açıl­mıştır. Müzenin dış bahçesinde çeşitli dönemlere ait İslâmî mezar taşları, mi­mari parçalar ve 1950’li yıllara kadar yörede kullanılagelen topak ev (yörük evi) sergilenmektedir. İç bahçede revaklar altında  İslâmî kitabeler, Türkmen mezar taşları, ahşap ve demir mi­mari parçalar teşhir edilmekte, doğu kanattaki hücrelerden bazılarında ta­rım araç gereçleri, orta hücrelerde İslâ­mî sikkeler ve son iki hücrede ise çeşitli savaş aletleri yer almaktadır. Batı ka­nattaki hücrelerde bir Afyon evi ile bölgeye has tekstil örnekleri, kadın ve erkek takıları, süs eşyaları ve o yöreye mahsus elbiseler bulunmaktadır. Yazlık dershanede yazma eserlerle hat levha­ları, tekke eşyaları, yazı ve ölçme aletle­ri, kışlık dershanede ise keçecilik, ye­menicilik, demircilik gibi mahallî el za­naatlarından örnekler sergilenmekte­dir. Güney cephedeki hücrelerde idarî bölümler yer almakta, Afyonkarahisar mutfağı ve bez dokuma atölyesi teşhir edilmektedir.

Diyanet İslam Ansiklopedisi