Afşin Bey Kimdir, Hayatı, Hakkında Bilgi

48

XI. yüzyılın en tanınmış Selçuklu beylerinden. “Afşin”, aslında Üşrûsene beylerinin unvanı idi. Bununla beraber kelime, bu Oğuz beyinin unvanı değil adı olmalıdır. Afşin’in babasının adı Bekçi’dir. Tuğrul Bey zamanında Anadolu’ya yapılan akın­lar. 1063’te Alparslan’ın tahta geçmesi üzerine Bizans için daha tehlikeli bir hal almıştı. Bunun başlıca sebeplerin­den biri. Bizans ucunda yaşayan Oğuz (Türkmen) gruplarının Seyhun boylan ile Horasan’dan gelen yeni ve kalabalık oymaklarla daha da güçlenmiş olmaları­dır. Bu gruplardan birinin Arrân’da (Errân), diğerinin Azerbaycan’da, bir baş­kasının da Van gölü çevresinde yurt tut­tukları anlaşılmaktadır. Sonuncu grup, “Horasan Sâlân” unvanını taşıyan bir ku­mandan tarafından idare edilmektey­di. İşte Afşin, tarih sahnesinde ilk defa bu Oğuz grubunun en büyük beylerin­den biri olarak görülmektedir. 1066 yılında Hâcib Gümüş Tegin. yanında Emîr Afşin ve diğer beyler olduğu halde Mu­rat ve Dicle boylarındaki bazı yerleri al­dıktan sonra Nizip’i kuşattıysa da ala­madı. Bunun üzerine Hısnımansûr (Adı­yaman) yöresine girdi, burada pek çok ganimet elde etti; geri dönerken de Bi­zans’ın Urfa Valisi Aruandanos ile karşı­laştı. Yapılan savaşta Aruandanos mağ­lûp oldu ve esir düşerek kumandanları ve bazı askerleriyle birlikte Urfa önün­de satıldı. Afşin daha sonra pek çok esir ve ganimetle geri döndü.

Emîr Afşin, bu önemli seferde bü­yük rol oynamasına rağmen, Gümüş Ti-gin’in kardeşini Ahlat’ta öldürmesine kayıtsız kalamadı ve Gümüş Tegin’i Öl­dürdü. Ancak sultan tarafından ceza­landırılacağından korkup adamlarıyla birlikte Ayıntab taraflarına geldi. Orada akınlar yaptıktan sonra Antakya böl­gesine İndi, burayı da görülmemiş bir şekilde talan etti ve Antakya şehrini kuşattı (1068). Bu sırada Alparslan’ın, kendisini bağışladığı haberinin gelme­si üzerine Antakyalılar’la anlaştı. Buna göre Antakyalılar Türk kumandanına 100.000 altınla aynı değerde kıymetli kumaş (dîbâc) ve eşya verdiler. 2 Mayıs 1068’de Alparslan’ın yanına gitmek üze­re Antakya’dan ayrıldı.

1069’da Bizans Hükümdarı Romanos Diogenes büyük bir ordu ile Halep böl­gesinde savaşırken Emîr Afşin de Ana­dolu içlerine girip Sakarya kıyılarına ka­dar gitmiş, bir Bizans kumandanının yardımıyla Sivrihisar’ın güneyindeki Am-mûriyye (Amorion) şehrini zaptedip yağmalamıştı. Buradan İstanbul’a doğru ilerlerken Romanos Dİogenes’e ait altı bin attan oluşan bir sürüyü de ele ge­çirdi. Faaliyetlerinden haberdar olan Romanos Diogenes yolunu kesmek is­tediyse de başaramadı ve Afşin Çukuro­va’dan geçerek Antakya bölgesine ulaş­tı. Çevreyi yağma ettikten sonra Antak­ya’yı tekrar kuşattı, fakat şehir halkı­nın teklif ettiği 20.000 altını kabul edip kuşatmayı kaldırdı.