AFOROZ

 

AFOROZ

 

Yahudiler ve
Hırisliyanlarda belirli suçları iş­leyen kimselere uygulanan sürekli veya
geçici toplum dışına çıkarılma cezası.

Yahudilerde bu ceza,
Tevrat’la sayılan “bü­yük günahları İşleyenlere karşı uygulanır. Aforoza
uğrayan kimseyle dindaşlarından hiçbiri ilişki kurmadığı için suçlu, topluluğu
bıra­kıp gitmekten başka çıkar yol bulamaz ve böy­lece toplum kendini kimi
davranış biçimleri­nin etkisinden bütünüyle korumuş olur. Hıris-tîyanlarda ise,
uygulama biraz daha farklı­dır. Yah udilerde bu cezayı gerektiren büyük
günahlar Tevrat’ta belirtilmiş olduğu halde, Hırisiiyanlarda zaman zaman
eklemeler ve çı­karmalar yapılan düzenlenmiş listelerde yer alan “günahlar
sözkonusudur. Nitekim, der­lenmesine 1545-1563 Trcnt Konsİli sırasında karar
alınmakla birlikte, yürürlüğe, ancak 1917 Yılında giren Kilise Hukuku Yasası
için­de yer alan bu liste, bu yasanın 1983 yılında el­den geçirilmesi sırasında
yeniden düzenlen­miş, ve Aforoz’la İlgili VI. Kitap’taki bu suçla­rın sayısı
37’den 7’ye indirilmiştir. Buna göre aforozu gerektiren günahlar şunlardır:
İnan­cın büsbütün yitirilmesi ya da kilise doktrini­ne aykırı inanç taşımak,
Papaya fiilen saldırı­da bulunmak, Vatikan’dan onay alınmadan piskopos
atanması, komünyonda kutsanmış ekmeğe küfür etmek, bir papazın, kendisinin
yardımı ve teşviki ile İşlenmiş bir günahı (gü­nah çıkarma yoluyla)
bağışlaması, günah çı­karmadaki gizlilik ilkesinin çiğnenmesi, kür­taj.
Bunlardan üçü topluluk bireyleri, tamamı ve özellikle dördü de kilise
görevlileri tarafın­dan işlenebilecek günahlar olarak görülmekte­dir.

Aforoz’a uğrayan
kimse, verilen karar uya­rınca, topluluğun dışına büsbütün ve sürekli çı­karılabileceği
gibi, belirli bir süre için de İlişki­ler kesilebilir. Biraz daha hafif
cezalandırma­larda kilise haklarından yoksun bırakılır; söz­gelimi, komünyona
ve kilisedeki ibadet ve ayinlere katılması yasaklanır.

Bütün Hristiyan
mezhepleri, kiliseleri ve ce­maatlerinde uygulanan bu toplumdan dışla­ma
yöntemi, özellikle tarih içinde ve papalı­ğın, kilisenin gücünü arttırmak ve
pekiştirmek doğrultusunda çokça kullanılmış ve hatta ki­mi siyasal sürtüşmeler
ve çıkar kavgalarında kralların bile aforoza uğratıldığı olmuş, her se­ferinde
de kilise açısından oldukça olumlu so­nuçlar alınmıştır. Papa VII. Gregor
tarafın­dan aforoz edilen Alman Hükümdarı IV. Heinrich’İn tüm yakınlarının
kendisiyle ilişkiyi kesmesi üzerine, karlar içinde yalın-ayak yürü­yerek
Papalık Sarayı’na gidip, diz üstü yalvara-rak kendini affettirişi olayı
bunlardan biridir.

Aforoz edilen kişinin
itirafta bulunup, kefa­rete katlanması halinde bağışlanması müm­kündür.
Herhangi bir papaz tarafından bağış­lanma yapılabilecek günahların yanında, an­cak
ve özellikle piskoposların veya bizzat pa­panın bağış! amasıyla kalkabilecek
aforoz tür­leri de vardır.

Başka başka adlar
altında anılsa bile, en son kurulmuş olanına dek tüm Hıristiyan kilisele­rinde
aforoz uygulaması vardır.

Zübeyir YETİK

Bk. Hıistiyanlık,
Kilise, Papalık. [1]

 



[1] Sosyal Bilimler Ansiklopedisi, Risale Yayınları:
1/4-5.