Aegidius (Colonna Romanus) kimdir? Hayatı ve eserleri hakkında bilgi

30

Aegidius (Colonna Romanus) kimdir? Hayatı ve eserleri hakkında bilgi: (1247-1316) İtalyan filozof ve tanrıbilimci. Augustinus’un düşüncelerini yeni bir yorumdan geçirerek geliştirmiştir. Roma’da doğdu, Fransa’da Avignon’da öldü. İtalya’nın ünlü Colonna ailesinden gelen Aegidius, 1265’te Augustinus tarikatına girerek keşiş oldu. Bir süre sonra Paris’e gitti, 1268-1272 yılları arasında okuduğu Paris Üniversitesi’nde Bonaventura ile Aqu-ino’lu Thomas’ın öğrencisi oldu. 1277’de Paris pisko­posu seçildi. Aquino’lu Thomas ve Aristoteles’in düşüncelerini geniş bir biçimde eleştirmeye başladı. Piskoposluktan alındı, sonra dinlenmek için Paris’ten ayrıldı. 1285’te yeniden Paris’e döndü. Bir süre Kral IV. Philip’in öğretmeni oldu. Üniversite çevresinde tanrıbilim konusunda Augustinus’tan sonra gelen ikinci adam sayıldı. Tarikata başpapaz olarak atanana değin profesörlük görevini sürdürdü.

1292’de öğretileri Augustinus tarikatının temel görüşleri olarak benimsenen Aegidius’u, 1295’te Papa VIII. Bonifacius, Bourges başpiskoposluğuna atadı; yaşamının sonuna değin bu görevinde kaldı.

Aegidius, felsefeye metafizik ve tanrıbilim so­runlarıyla girdi. Düşüncelerini, bulunduğu çevrelerin bilimsel anlayışına göre değiştirdiğinden, felsefeyle ilgili görüşlerini bütünlüğe kavuşturup, belli bir düzene göre sıralamamıştır. Özellikle, Aquino’lu Thomas’ın öğrencisi olduktan sonra, yeni bir düşünce ortamı oluşturmuş, tanrıbilim ve metafizik konuları­na ağırlık vermiştir.

Aegidius’a göre metafizik, iki ana sorunu içeren bir düşünce alanıdır. Bu iki ana sorundan biri öz ile biçim birliğidir. Varlık kavramı altında toplanan ne varsa öz ile biçimi birdir. Öz ile biçim bir bütünü oluşturur, ikinci sorun öz ile varlık ayrımıdır. Bu konuda Platon’dan kaynaklanan Yeni-Platonculuk ile Aristoteles arasında bir uzlaştırma eğilimindedir. Önce öz vardır, sonra özün belli bir biçim kazanmasıyla varlık oluşur. Varlık kavramı altında yer alan her nesne özden kaynaklanır.

Aegidius, bu sorunları Liber de Causis (“Neden­sellik Üzerine”) adlı yapıtında incelemiş, önceden düşüncelerini benimsediği, Aquino’lu Thomas’tan ay­rı bir yol tutmuştur. Bu konuda daha çok Proklos’tan etkilenmiştir. Özellikle varoluşu özden gelen bir fışkırma (emanatio) diye görmesi onu Yeni-Platonculuk’a bağlar.

Bilgi, nesnenin anlayış gücünde yansımasıdır. Kavranabilen varlığın, doğrudan doğruya devinime geçerek anlama yeteneğinde belirmesi bilginin başlıca oluş koşuludur, insanda bulunan etkin us, kavranabi­len değişik türde bilgileri anlayacak güçtedir. Us, evrensel nitelikler taşıyan bir varlık olduğundan, insan düşüncesinde bulunan bütün özel durumları kavrar ve onların bilgisine ulaşır.

Bilim, özdek, devinim, çekim gücü gibi konuları işler, onlara çözüm arar. Aegidius, bilim konusunda Yeni-Platonculuk’un ileri sürdüğü görüşleri benimse­miş, yeni bir yorum getirmemiştir.

Nicelikler özdeğin başlıca kuruluş ilkeleridir. Varlığın, yapısal açıdan nicelikleri iki türlüdür:

Değişmez nicelikte özdeği içeren bir varlığın gelişim olanakları bellidir, sınırlıdır. Bu nedenle bir nesnenin gelişerek başka bir nesneye dönüşmesi veya doğasında bir başkalaşma olması söz konusu değildir.

Varlık özdeş nicelikte, değişik boyutlarda olabi­lir. Su ile hava arasındaki bağlantı böyledir. Burada değişme özde değil, boyutların ayrımındadır.

Yönetim sorunlarıyla ilgili görüşlerini, Fransa Kralı IV. Philip’in öğretmeni olduğu sürede edindiği bilgiler oluşturur. Bu konuda, genellikle Aristoteles’ in düşüncelerine bağlı kalmıştır. Yönetimin, belli seçkin bir kuruluşun elinde bulunması görüşünü savunmuştur. Bu konuyla ilgili düşüncelerini “De Regimine Principium” adlı yapıtında sergilemiştir.

Toplum kurumlarında kilisenin egemenliği tartı­şılmazdır. Tanrısal nitelik taşıyan ruh gücü, gelip geçici ve dünya varlığından kaynaklanan erkten üs­tündür. Kilisenin egemenliği evrenseldir, bu nedenle doğrudur, eksiksizdir, güven vericidir. Papanın genel geçerlik taşıyan tümel gücü vardır. Egemenlik Tanrı vergisidir, Kilise aracılığı ile gerçekleştirilir. Aegi­dius bu görüşlerini De Poiestate Ecclesiatica adlı kitabında toplamıştır.

Aegidius, kendinden önce gelenler arasında Aris­toteles, Augustinus, Proklos gibi bilgelerle, öğret­menleri olan Bonaventura, Thomas gibi tanrıbilimcilerden etkilenmiş, kendinden sonra gelenlerden de en çok Wyclif’i etkilemiştir.

YAPITLAR:

Kaynak: Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi, 2. cilt, Anadolu yayıncılık, 1983