Adolf Windaus Kimdir, Hayatı, Hakkında Bilgi

38

WINDAUS, Adolf (1876-1959)

Alman, organik kimyacı. Metabolizma süreçlerinde önemli rol oynayan doğal bileşiklere, özellikle kolesterol ve D vitaminine ilişkin çalışmalarıyla tanınır.

Adolf Otto Reinhold Windaus 25 Aralık 1876’da Berlin’de doğdu, 9 Haziran 1959’da Göttingen’de öldü. 1897’de Berlin Üniversitesi’ni bitirdikten sonra Freiburg-im-Breisgau Universitesi’ne yazılarak tıp öğrenimine başladıysa da, Berlin Üniversitesi’ndeyken izlediği ünlü kimyacı Emil Fischer’in dersleri ilgisini bu alana çektiğinden, Freiburg Üniversitesi’ndeki daha ilk yılında tıptan giderek uzaklaşıp kimyaya yöneldi ve 1899’da glikozitlere ilişkin teziyle kimya doktorasını aldı. Doktora sonrası çalışmalarını da aynı üniversitede sürdürerek, 1903’te kolesterole ilişkin doçentlik teziyle öğretim görevine atandı, 1906’da da profesörlüğe yükseltildi. 1913’te tıp kimyası profesörü olarak Avusturya’daki Innsbruck Üniversitesi’ ne geçti; 1915’te de Göttingen Üniversitesi’nde Otto Wallach’tan boşalan kürsüyü devralarak, bu üniversitedeki profesörlük görevini ve Kimya Enstitüsü’nün başkanlığını 1944’te emekliye ayrılıncaya değin sürdürdü. Birçok akademi ve bilim kuruluşunun üyeliğine seçilen, Baeyer, Pasteur ve Goethe madalyalarıyla ödüllendirilen Windaus’un, steroit yapısındaki birçok doğal bileşiğin, özellikle kolesterol ve D vitamininin kimyasal yapısını açıklığa kavuşturan çalışmaları da 1928 Nobel Kimya Ödülü’ne değer görüldü.

Windaus, yakın arkadaşı olan Wieland ile birlikte steroitler kimyasının kurucularındandır. Otuz yılı aşkın çalışmalarıyla, bu karmaşık yapılı bileşikler grubundan birçok maddenin kimyasal yapısını ve biyolojik etkinliğini açıklayan Windaus, 1901’de kolesterolün yapısını araştırırken, gerek hayvan, gerek bitki hücresinde kolesterole çok benzer yapıda pek çok kimyasal bileşiğin bulunduğunu gözlemleyerek, tüm canlılar dünyasında böylesine yaygın olan bu maddenin biyolojik süreçlerde önemli rol oynaması gerektiğine inanmıştı. 1919’da, Wieland’ın safra asiti türevlerinden elde ettiği kolanik asiti kolesterolden elde edince, steroller ile safra asitleri arasındaki yakm ilişkiyi kanıtlamış oldu ve kısa sürede, cinsiyet hormonları, böbreküstü bezi hormonları, safra asitleri, kolesterol gibi hayvansal bileşiklerin yanı sıra, yüksük otu ve çavdar mahmuzundan elde edilen önemli bitkisel bileşiklerin de steroit yapısında olduğu belirlendi.

Ardından, farelerdeki raşitizm hastalığının, hastalıklı hayvanları ya da besinlerini morötesi ışınlara tutarak önlenebildiğini saptayan kimyacıların isteği üzerine, hayvan ve bitki hücresindeki kolesterolün bu ışıma etkisiyle antiraşitik bir vitamine dönüşüp dönüşmediğini araştırmaya başlayan Vindaus, 1936’da, vücutta karmaşık bir fotokimyasal biyosentezle D vitaminine dönüşen provitaminin kolesterol değil, steroller grubundan dehidrokolesterol ve ergosterol olduğunu belirledi. Bu provitaminlerin morötesi ışı-
mayla D vitaminine (kalsiferol) dönüşme sürecini açıklayarak, balık yağından ayırdığı katışıksız D vitamininin kimyasal yapısını belirleyen ve sentez olanaklarını hazırlayan da Windaus oldu.

Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi