Accac Kimdir, Hayatı, Eserleri, Hakkında Bilgi

23

ACCÂC
 
Ebü’ş-Şa’sâ’ Abdullah b. Ru’be (ö. 97/715-16) Temîm kabilesi şairlerinden.

Bir mısraında “Ya’uccü” ve “Ac’ace” kelimelerini kullandığı için kendisine Accâc lakabı verilmiştir. Muh­temelen Hz. Osman’ın hilâfetinin (644-656) ilk yıllarında Basra’da doğdu ve orada yetişti. Ebû Hüreyre ile görüşe­rek ondan hadis dinledi. Ebû Ubeyde ile Merzübânî onun Câhiüye devrinde doğ­duğunu söylerler. Hayatının sonlanna doğru felç geçirip kötürüm olduğu rivayet edilmektedir.

Accâc. recez tarzında şiir söyleyen bir şairdir. Bu tarzda şiir söylemeyi da­ha önce Ağleb b. Cüşem el-İclî denemiş ve başarmıştı. Accâc ve oğlu Ru’be de söyledikleri uzun urcûzelerle bu tarzın en  büyük mümessilleri  sayılmışlardır.

Ru’be’nin urcûzelerini daha üstün gö­renler yanında. Accâc’a nisbet edilen ve bir kısmı 200 mısraı bulan çok uzun ba­zı recezlerin o devrin imkânlarıyla tesbit edilmesinin mümkün olmadığı, üstelik bu recezler arasında üslûp ve malzeme farkı görüldüğü noktasından hareket­le bunların Ru’be’ye ait olduğunu ileri sürenler de vardır. Câhiz’e göre Accâc. urcûze söyle­yenlerin en iyisidir. Onun urcûzeleri, İslâm öncesi kaside tarzında olduğu gi­bi, genel olarak geleneksel bir nesible başlar, daha sonra çöl ve çöldeki hayatı anlatır; deve at. yaban eşeği ve vahşi boğa gibi çöl hayvanlarının tasviri ile devam ederek şairinin veya bir başkası­nın methi ile sona erer.

Hicivle ve lirik şiirle uğraşmayan Ac­câc. urcûzeleriyle Yezîd b. Muâviye. Abdülazîz b. Mervân, Bişr b. Mervân, Sü­leyman b. Abdülmelik ve Haccâc b. Yû­suf gibi Emevî yöneticilerini övmüştür. Dilciler, onun sağlam bir dil yapısına sa­hip olan şiirlerini genellikle “Şâhid” ola­rak kullanmışlardır. Meselâ İbn Manzûr Lisânü’l-‘Arab’da 563 beytine yer ver­miştir.

Süleymaniye ve Nuruosmaniye kütüphanelerinde de birer nüshası bulunan Accâc’ın divanını ilk defa Ahlwardı yayımlamıştır. Daha sonra Dr. Abdülhafîz es-Satlî tarafından Asmaî’nin şerhiyle birlikte tahkik edile­rek iki cilt halinde Şam’da (1971), Dr. İzzet Hasan tarafından da bir cilt ola­rak Halep’te (1971) neşredilmiştir. Ayrı­ca divandaki ilk kasidesini M. Bittner Das erste Gedicht aus dem Dîwân… adıyla, iki urcûzesini R. Geyer Altarabische Diiamben başlığını taşıyan çalışması içinde. sekiz urcûzesini de Muhammed Tevfik el-Bekrî Erâcîzü’l-Arab adlı antolojisinde yayımlamışlardır.