Abdülmelik bin Katan Kimdir, Hayatı, Hakkında Bilgi

25

ABDÜLMELiK b. KATAN
 
Abdülmelik b. Katan b. Nufeyl el-Fihrî (ö. 123/741) Hatife Hişâm b. Abdülmelik’in Endülüs valisi. 33 (653) yılında doğdu. Harre Savaşı’nda Müslim b. Ukbe kumandasındaki Emevî kuvvetlerine karşı Medineliler’İn safında çarpıştı. Medineliler’İn yenilgi­siyle sonuçlanan bu savaştan sonra ff-rîkıyye’ye kaçtı ve bir müddet sonra Endülüs’e geçerek Kurtuba’ya yerleşti. Charles Martel kumandasındaki Frank-lar’la savaşırken şehid düşen Abdurrahman el-Gâfiki’nin yerine Endülüs va­liliğine tayin edildi (114/732). Ertesi yıl Vasconlar’a karşı bir sefer düzenleye­rek büyük ganimetler elde etti. Abdül-melik’i valiliği sırasında meşgul eden en önemli mesele Berberi isyanlarıydı. Bu isyanları bastırmakta başarı sağlaya­mayınca Halife Hişâm’ın yeni İfrîkıyye valisi Ubeydullah b. Habhâb tarafından görevinden alındı ve yerine Ukbe b. Hac­câc es-Selülî getirildi (734). Ukbe, Abdülmelik’i hapsedip ileri gelen adamla­rını İfrikıyye’ye sürdü. İfrîkıyye’de Arap-lar’la Berberiler arasında meydana ge­len savaşta çok sayıda Arap cengâverin öldürülmesi Endülüs’te büyük bir tepki uyandırdı. Vali Ukbe b. Haccâc’a karşı ayaklananan Araplar onu azledip Ab­dülmelik b. Katan’ı ikinci defa valiliğe getirdiler (739).

Bu olayları öğrenen Halife Hişâm, Ubeydullah’ın yerine vali tayin ettiği Kül-sûm b. lyâz kumandasındaki büyük bir orduyu İfrîkıyye’ye gönderdi. Külsüm Berberîler’le yapılan savaşta yenilip öldürülünce yeğeni Bele b. Bişr. mağlûp birliklerle Sebte’ye (Ceuta) çekildi. Bu­rada Berberîler tarafından kuşatılan Bele Abdülmelik’ten yardım istedi. Ya­kın adamlarıyla istişare eden vali onla­rın Endülüs’ü ele geçirmelerinden en­dişe ederek bu teklifi reddetti. Hatta kendisinden habersiz erzak yardımın­da bulunan Ziyâd b. Amr et-Lahmryi öl­dürttü. Ancak bir müddet sonra Berberiler’in giderek güçlendiğini görüp İfrîkıyye’de Arapların başına gelen felâ­ketin ileride kendi başlarına da gelme­sinden korkarak Bele b. Bişr ve askerle­rini bazı şartlarla Endülüs’e getirtmeyi uygun buldu. Buna göre Bele on kişi­yi Abdülmelik’in yanında rehine olarak bulunduracak ve bir yıl sonra askerle­riyle birlikte Endülüs’ten ayrılacaktı. İle­ri sürdüğü şartların kabul edilmesi üzerine gönderdiği gemilerle Endülüs’e ge­tirttiği bu askerler sayesinde Berberîler’i Vadi Selît’te imha etti. Berberi me­selesini hallettikten sonra onlardan an­laşma şartlarına uygun olarak Endü­lüs’ü terketmelerini istedi. Fakat Ab­dülmelik’in kendilerini uzaklaştırmak için ısrar ettiğini gören Belc’in askerleri ayaklanarak onu saraydan uzaklaştırıp Belci vali tayin ettiler (741). İdareye hâ­kim olan Bele, Cezîretülhadrâ’daki rehi­neleri Kurtuba’ya getirtti. Bunlar kendi­lerine çok kötü davranıldığını, aç ve susuz bırakıldıklarını ve hatta Gassânîler’e mensup bir arkadaşlarının açlık­tan öldüğünü söylediler. Bunun üzerine Belc’in ordusundaki Suriyeli askerler. Abdülmelik’in Harre Savaşının intika­mını almak maksadıyla kendilerini Sebte’de aç ve perişan bıraktığını söyleye­rek derhal öldürülmesini istediler. Bele onları yatıştırmaya çalıştıysa da bir so­nuç elde edemedi ve isyan etmelerin­den korktuğu için onun öldürülmesine izin verdi. Abdülmelik’in iki oğlu baba­ları öldürülmeden önce Mâride (Merida) ve Sarakusta’da (Saragossa) asker top­layıp daha sonra kendilerine katılan Abdurrahman b. Habîb ve Abdurrahman b. Alkame’nin de desteğiyle Bele b. Bişr üzerine yürüdülerse de mağlûp oldular. O sırada doksan yaşlarında olan Abdül­melik, Kurtuba dışındaki Re’sülkanta-ra’da idam edildi. Burası daha sonra Maslabu İbn Katan adıyla meşhur oldu. Yûsuf b. Abdurrahman el-Fihrfnin En­dülüs valiliği sırasında Abdülmelik’in oğlu Ümeyye burada babası adına bir mescid yaptırdı ve söz konusu yer bu tarihten itibaren Mescid-i Ümeyye diye anılmaya başlandı.

Abdülmelik’in oğullarıyla yaptığı sa­vaşta yaralanan Bele de Abdülmelik’in öldürülmesinden birkaç gün sonra öldü.