Abdullah bin Tahir Kimdir, Hayatı, Hakkında Bilgi

27

Ebü’l-Abbâs Abdullah b. Tâhir b. el-Hüseyn (ö. 230/844) Abbasîler devrinin önemli devlet adamı ve kumandanlarından. 182’de (798) muhtemelen Horasan’­da doğmuş, çocukluk ve ilk gençlik yıl­larını orada geçirmiştir. Babasının ne­zareti altında çok iyi yetiştirildiği anla­şılmaktadır. Hârûnürreşîd’İn oğulları Emîn ile Me’mün arasındaki hilâfet mücadelesinde Me’mûn tarafını tutan ve bu işte baş rolü oynayan babası Tâhir’in maiyetinde o da bu mücadele­ye katıldı. el-Cezîrede çıkan isyanları bastırmak üzere 815 yılında bölgeye vali tayin edilen babasının yanında ilk askerî ve idari tecrübelerini kazandı. Babasının buradan ayrılmasından sonra [11 Ağustos 819] onun vekili sıfatıyla mücadeleye devam etti. Babası Hora­san valiliğine tayin edilince o da Bağdat sâhibü’ş-şurta” lığına getirildi. el-Cezîre isyanlarının tehlikeli bir hal alması üzerine halife Me’mûn tarafından el-Cezîre ile birlikte Şam ve Mısır valiliğine tayin edilerek isyanı bastırmakla görev­lendirildi (821). 20.000 kişilik bir kuvvetle Rakka’ya gelince, önceleri âsilere karşı müsamahalı davranarak kendisi­ne karşı birlikte hareket etmelerini önlemeye çalıştı. Ancak isyan, bütün Kuzey Suriye ve el-Cezîre bölgesindeki Mudar kabilelerinin katılmasıyla geniş­leyerek dört yıl kadar sürdü. Bunun üzerine âsilerin hareket üssü haline ge­tirdikleri kaleleri zaptederek onları teslim olmaya zorladı. Çetin bir mücadele­den sonra önce Bâlis Kalesi’ni zaptetti. Buradan isyanın elebaşısı Nasr b. Şebes’in bulunduğu Keysum Kalesi’ne sal­dırdı ve kaleyi kuşattı. Muhasara üzeri­ne Nasr eman dilemek zorunda kaldı; ancak Abdullah’ın bölgeden ayrılmasın­dan sonra tekrar isyan etti. Geriye dö­nen Abdullah, kaleyi ikinci defa kuşata­rak Nasr’ı teslim aldı ve Bağdat’a gön­derdi.

Bu isyanın bastırılmasından sonra sı­ra Mısır meselesinin halline gelmişti. Emîn ile Me’mûn arasındaki iktidar mücadelesi, eskiden beri Mısır’da de­vam eden kabileler arası rekabeti da­ha da arttırmış ve işi silâhlı mücade­leye kadar götürmüştü. Kardeş kavga­sının sona ermesi üzerine sükûnet sağ­lanır gibi gözükürken. Endülüs Emevî Hükümdarı I. Hakemin 15.000 aileyi Mısır’a sürgün etmesi durumu iyice gerginleştirdi. Bu arada Mısır Valisi Ubeydullah b. Sâri hilâfet merkezi ile ilgisini kesip vergisini göndermeyince, halife Mısır’ı tekrar merkeze bağlama işini Abdullah’a verdi. 825 yılında Mı­sır’a hareket eden Abdullah, İskenderi­ye’yi Endülüslülerin elinden geri aidi; âsileri mağlûp ederek Ubeydullah’ı eman dilemeye mecbur etti ve Bağ­dat’a döndü (826), el-Cezîre ve Mısır İs­yanlarının bastırılmasında gösterdiği başarıdan dolayı Abdullah bu sefer, Azerbaycan’da İsyan eden Bâbek el-Hürremî gailesini ortadan kaldırmakla görevlendirildi. Bu iş için önce Azerbay­can ve Ermeniye valiliğine tayin edildi. Dîneverde, Bâbek üzerine harekete geçireceği orduyu hazırlarken, kardeşi Talha b. Tâhir’in ölümü üzerine, onun yerine Horasan valiliğine tayin edildi (214/829-30).