Abdullah bin İdris Kimdir, Hayatı, Hakkında Bilgi

71

ABDULLAH b. İDRİS
 
Ebû Muhammed Abdullah b. İdrîs b. Yezîd el-Evdî el-Kûfî (ö. 192/807-808) Kûfeli tanınmış muhaddis ve kıraat âlimi. 110 veya 120 yılında doğduğuna dair kendisinden nakledilen iki rivayetten başka, 115’te doğduğu da söylenmek­tedir. Rivayet ettiği hadisleri babasın­dan, A’meş, Süfyân es-Sevrî, Hişâm b. Urve, Şu’be, Mâlik b. Enes vb. birçok hadisçiden dinledi. Kıraati da Nâfi ve A’meş’ten öğrenerek ikinci asrın sayılı kıraat âlimlerinden biri oldu. Kendisin­den hadis rivayet edenler arasında ise hocası Mâlik b. Enes, Abdullah b. Mübarek, Ahmed b. Hanbel, Yahya b. Maîn ve İshak b. Râhûye gibi imamlar vardır. İmam Mâlik onun hem dostu, hem de hocasıydı; bununla birlikte ken­disinden hadis rivayet etmiştir. İmam Mâlik el-Muvatta”da onun adını zikretmemişse de, “Ali’den (Ali b. Ebû Tâlib) bana ulaştığına göre..” diyerek “Ta’lîkan” rivayet ettiği hemen bütün hadis­leri Abdullah b. İdrîs’ten almıştır. Muh­temelen aralarındaki bu yakınlıktan do­layı, Abdullah Kûfe’de oturmasına rağmen fetvalarının çoğunda Medine ehli­nin görüşlerine meylederek Kûfeliler’e muhalif kalmıştır.

Abdullah b. İdrîs’in geniş bilgisi, üs­tün ahlâkı, hadis rivayetindeki titizlik ve güvenilirliği sebebiyle. Ahmed b. Hanbel ve Ebû Hatim gibi hadis imamları on­dan övgüyle söz etmişlerdir. Halifelere ve devlet büyüklerine yaklaşmaktan son derece çekinmiş ve devlet hizmeti ka­bul etmemiştir. Hârûnürreşîd tarafın­dan kendisine teklif edilen Küfe kadılı­ğını, “Ben kadılığa lâyık değilim” diye­rek reddetmiştir. Bunun üzerine halife ona, “Keşke seni görmeseydim” deyince o da halifeye, “Keşke ben de seni gör­meseydim” şeklinde karşılık vererek hiç kimseden çekinmediğini göstermiştir. Hatta o, arkadaşı Hafs b. Gıyâs’ın hem kadılık vazifesini kabul etmesini, hem de Bağdat’tan ayrılacakları sırada hali­fe tarafından yol masrafı olarak gönde­rilen parayı almasını hoş karşılamadığı gibi, bu maksatla kendisine sunulan beş bin dirhemi de (veya dinar) reddetmiş­tir. Halifenin, hiç değilse oğlu Me’mûn’a hadis rivayet etmesi doğrultusundaki isteğine de, “Oğlun bize başka öğrencilerle birlikte gelirse ona da hadis riva­yet ederiz” cevabını vermiş, böylece hiç kimseye özel muamele yapamayacağını bildirmiştir. Rivayet ettiği hadisler Kütüb-i Sitte’nin tamamında yer almıştır. Abdullah b. İdrîs, 192 (807-808) yılı zil­hicce ayında vefat etmiştir.

Bibliyografya

1- İbn Sa’d. et-Tabakâtü’l-kübrâ Inşr. İhsan Abbas), Beyrut 1388/1968.
2- Hatîb. Târthu Bağdâd, Kahire 1349/1931.
3- Zehebî, A’tâmü’n-nübetâ’, IX, 42-48.
4- Zehebî, Tezkiretü’l-huffâz, Haydarâbâd 1375-77/1955-58-Beyrut, ts (Dâru İhyâi’t-türâ-si’l-Arabîl, I, 282-284.
5- İbnin-Cezeri, Cayetun-nihâye (nşr. G. Bergstraesser), Kahire 1351-52/1932-33.
6- İbn Hacer. Tehzî-bü’t-Tehzîb, V, 144-146.
7- Hazrecî. Hulâşatü Tezhîb. Bulak 1301-Beyrut 1399/1979.

 TDV İslam Ansiklopedisi