Abdullah Beyefendi (Dürrizade) kimdir? Hayatı ve eserleri hakkında bilgi

36

Abdullah Beyefendi (Dürrizade) kimdir? Hayatı ve eserleri hakkında bilgi: (1867-1923) Osmanlı Devleti’nin 128. şeyhülisla­mı. Atatürk ve Milli Mücadele’ye katılanlar için idam fetvası vermiştir. İstanbul’da doğdu, Hicaz’da öldü. Vezir, Ru­meli Kazaskeri Dürrizade Mehmed Dürrî Efendi’nin oğludur. Babası “vezir” payeli olduğundan kendisine “beyefendi” denilirdi, ilköğrenimini babasından gör­dü. Fatih ve Sultan Selim rüştiyelerinde okudu. Fatih Camii’nde ders veren Eğinli İbrahim Hakkı Efendi’ den Arapça ve fıkıh okudu ve icazetname aldı. Müderris oldu. Fetva Dairesi kalemi kâtipliğine atan­dı. Görevlerinde çeşitli aşamalardan geçerek “hare­meyn” (1897), üç yıl sonra da “İstanbul” payelerini aldı. Kısa bir süre sonra “Anadolu” payesine ulaştı (1902). Meclis-i Tetkikat-ı Şer’iye üyeliğinde bulun­du. Anadolu Kazaskeri oldu (1910); iki yıl sonra bu görevinden ayrıldı.

İttihat Terakki Partisi’nın etkin bulunduğu dö­nemde görev almadı. Defter-i Hakani şer’i memurlu­ğunda (1919) ve Bab-ı Meşihat müsteşarlığında bulun­du. Sadrazam Damat Ferit Paşa’nın dördüncü kabi­nesine şeyhülislam oldu (1920). Birkaç ay sonra da görevinden ayrıldı. Ferid Paşa Ingilizler’e yaranmak için Anadolu’da başlayan Milli Mücadele’yi ve taraf­tarlarını İttihatçılar tarafından silahlandırılmış eşkiya şeklinde göstermeye çalıştı. Meclis-i Mebusanı kapat­tı. Kuva-yı Milliye’yi bastırmak için Kuva-yı İnziba­tiye adıyla bir askeri birlik kurdu ve Anadolu’ya şevketti. Ayrıca Abdullah Beyefendi’den Milli Müca­dele’ye katılan kumandan ve yöneticileri vatan haini sayan, onların idamlarını isteyen ünlü fetvayı aldı. Anadolu’ya ve diğer İslam ülkelerine dağıttırdı:

“Alemin nizamına sebep olan İslam Halifesi hükmü altında bulunan Müslüman ülkelerinde, bazı şerir kimseler aralarında anlaşıp birleşerek, kendileri­ne reisler seçerek, padişahın teb’asını hile ve tezvirler­le aldatıp, kendi isteğine göre asker beslemek ve silahlandırmak amacıyla, aslındaysa mal toplamak sevdasıyla şeriata ve halifenin emrine aykırı vergi toplamak, insanların fitneye düşürerek fesat işledikle­ri bu reislerle onlara yardım edenleri bu eylemlerinde devam etmemeleri uyarıldığı halde, bildiklerini yap­maya devam ederlerse tek başlarına ve hep birden öldürülmeleri meşru ve farz olur mu? Bildirile.” “Cevap: Tanrı daha iyi bilir ki olur.

Ferit Paşa görevinden kesin olarak ayrıldıktan sonra Avrupa’ya gitti. Kabine üyeleri çeşitli ülkelere kaçtılar. Abdullah Beyefendi de önce Rodos Adası’na ve oradan Hicaz’a Şerif Hüseyin’in yanına sığındı ve orada öldü.

Kaynak: Türk ve Dünya Ünlüleri Anskilopedisi, 1. Cilt, Anadolu yayıncılık, 1983