Abdülhay Celveti Kimdir, Hayatı, Tasavvufi ve Edebi Kişiliği

34

Abdülhay Celvetî (ö. 1117/1705) Tanınmış Celvetî şeyhi, vaiz ve mutasavvıf-şair.

Yaşamı

Celvetiyye tarikatı şeyhlerinden Saçlu İbrahim Efendi’nin oğludur. Edirne’de doğdu, babasının yanında yetişti. Tari­kat âdabını ondan öğrenerek tahsiline devam etti. Bir süre sonra hilâfeti aldı ve Rumeli Çirmen sancağındaki bugün Bulgaristan sınırları içinde bulu­nan Akçakızanlık kazasında Alâeddin Efendi Zaviyesi şeyhliğine getirildi. Edirne Sultan Selim (Selimiye) Camii vaizi olan babasının 1660’ta vefatı üze­rine, bu camiin vâizliğiyle tekke şeyhliğine tayin edildi. Bu görevlerde uzun süre kaldıktan sonra 1686’da İstan­bul Kadırga’daki Sokullu Mehmed Paşa Zaviyesi’nin. Kadızâde Mahmud Efendi’den boşalan şeyhliğine tayin edildi. İki yıl sonra Eminönü Valide Camii (Yenicami) vaizliğine getirildi. 1691’de Selâmi Ali Efendinin vefatı üzerine, Üsküdar’­daki Aziz Mahmud Hüdâyî âsitânesine şeyh oldu. Bu vazifesi on dört yıldan fazla devam etti. 29 Receb 1117 (16 Kasım 1705)Pazartesi günü vefat etti. Telsîr-i Ba’z-ı Süver-i Kur’âniyye adlı eserine müstensih tarafından ilâve edi­len bir kayıttan  yetmiş altı yaşında öldüğü anlaşılmaktadır. Adı geçen âsitâne civarındaki Halil Paşa Türbesine, Halil Paşazade Mahmud Bey’in yanına defnedildi.

Edebi Kişiliği

Abdülhay Efendi, tasavvufi sahada­ki ilmî seviyesi ve şahsiyetiyle Celvetiyye tarikatının önde gelen şeyhlerinden biri olmuştur. Çeşitli el yazması güfte mecmualarında görülen manzumeleri onun iyi bir şair olduğunu ortaya koy­maktadır. Abdülhay mahlası ile yazdığı ilâhilerinin büyük kısmı birçok musiki­şinas tarafından bestelenmiştir. Tasav­vuf edebiyatında Yunus Emre. Eşrefoğlu Rûmî ve Niyâzî-i Mısrî gibi şiirlerine en çok beste yapılmış birkaç şairden bi­ri olmasına rağmen, henüz bir divanı­na rastlanmamıştır. Arap şairi Bûsîrînin Hz. Peygamber için yazdığı Kaşî-de-i Bürde’sini nazmen tercüme et­miş, Fethu’l-beyan li-husûli’n-naşri ve’l-fethi ve’l-emân adlı Arapça eserinde Feth sûresini, Tefsîr-i Ba’z-ı Süver-i Kur’dniyye adıyla kayıtlı Türkçe eserinde ise Meryem, Yâsîn, Feth, Rahman, Nebe’, Nâzi’ât. Abe­se, Tekvîr, İnfıtâr, Mutaffifîn, Kevser sûrelerini tefsir etmiştir. Ayrıca Şerh-i Gazal-i Hacı Bayrâm-ı Velî adlı bir kü­çük risalesi vardır. Selîne’de Şerh-i Gazel-i Hazret-i Hüdâyî adlı bir diğer eserin­den bahsediliyorsa da bu eserin nüsha­larına rastlanamamıştır. Müstakimzâde. Mecmuasının sonundaki “Beste­ciler Filistin’de onun ismini zikret­mekte, ancak Abdülhay Efendinin za­manımıza ulaşan bir mûsiki eseri bu­lunmamaktadır.

Diyanet İslam Ansiklopedisi