Abdulhamîd Bin Vâsi Bin Türk kimdir? Hayatı ve eserleri

54

Abdulhamîd Bin Vâsi Bin Türk kimdir? Hayatı ve eserleri: Cebir ilminin kurucularından olduğu kabul edilen İslâm matematikçisi. Asıl adı Ebu’l-Fazl Abdülhamîd b.Vâsi’b. Türk el-Huttelî el-Hâsib’tir. Kendisinin ve yine bir matematikçi olan torunu Ebu Berze’nin taşıdığı İbn Türk künyesinden, Türk olduğu tahmin edilmektedir. Hicretin II. veya III. asırlarında yaşadığı sanılmakta, bir rivayete dayanılarak Halife Vâsık’ın ölümü (847) sırasında sağ olduğu ileri sürülmektedir. Çeşitli kaynaklarda nisbesinin değişik yazılmış olması hasebiyle doğduğu veya yaşadığı şehir de kesinlikle bilinmemekte, bu yerin Hazar Denizi’nin güneyindeki Gilân yahut Çin Türkmenistanı’nın batısındaki Huttal olduğu sanılmaktadır. İbnu n-Nedim’in el-Fihrist‘inde, Abdülhamîd b.Vâsi’den bahsederken, onun Kitabü’l-Câmi fi’l-hisâb, Kitabü’l-Mu’amelât adını taşıyan iki kitabı­nın bulunduğunu belirtir. İbnü’l-Kıftî ondan bahseder­ken, onun İbn Türk el-Cîlî olarak tanındığını söyler. Hesap ilminde çok bilgili ve maharet sahibi ol­duğunu, bu ilmin mensuplarının daima ondan bahsettiklerini söylemekte; bu iki eserinden başka Kitabü Nevadiri’l-hisab ve Havassü’l-a’dad adlı iki kitabının daha bulunduğunu bildirmekte­dir. Ancak bu iki adın bir tek ese­re ait olması da mümkündür. Kâtip Çelebi de, Keşfü’z-zünun’da, Abdülhamîd b. Vâsi’nin torunu Ebû Berze’nin dedesi hakkında verdiği, onun cebir ilminin kurucusu olduğuna ve bu konuda Muhammed b. Musa el-Harîzmi’den önce geldiğine dair bilgi­yi nakletmekte, arkasından da, Ebû Berze’den biraz daha sonra yaşadığı sanılan Ebû Kâmil eş-Şüca’ el-Eslem’in, Ebû Berze’yi “gerçekleri saptırıcı” (muhterik) olmakla suçlayan ve cebiri asıl kuranın Hârîzmi oldu­ğunu iddia eden sözlerini kaydetmektedir. Ebû Kâmil’in bir kitabı ile Harîzmi’nin iki kitabının Arapça asılları ve tercümeleriyle birlikte bugüne kadar ulaşmış olmalarına karşılık, Aydın Sayılı’nın yayımladığı kısa bir yazısı dışında, ne Abdülhamîd b. Vâsi’nin, ne de Ebû Berze’nin eserlerinin elde olmayışı, cebir konusunda ilk kitap yaza­nın kim olduğunu tesbit etmeyi güçleştirmektedir. Salih Zeki’ye göre, Ab­dülhamîd b. Vâsi’nin, Harizmi’den önce yaşadığı kesin olarak bilinmekte­dir. Aydın Sayılı ise, konuyu genişçe inceledikten sonra, ikisinin aşağı yu­karı çağdaş olduklarını ve belki Abdülhamîd b. Vâsî’in biraz daha önce yaşamış olduğunu, Harizmi’nin bu ilim dalında öncü olduğu iddiasında bulun­mayışının da, Ebû Berze’ye hak verdirebileceğini, ancak bugün için yine de kesin bir şey söylenemeyeceğini ifade etmektedir. Aydın Sayılı bu çalışmasında, Abdülhamid b. Vâsi’nin bir kitabına ait ol­ması gereken ez-Zarürat fil’l-mukterinât min-Kitabi’l-cebr ve’l-mukabele li ebi’l-Fazl’ Abdülhamid b. Vâsi b. Türk el-Cili isimli bir parçanın iki yarı nüshasını (Sülaymaniye (Millet) Ktp., Carullah, Nr. 1505, vr. 2a-5a: Süleymaniye Ktp., Hüsrev Paşa Nr. 257, vr. 5b-8a) karşılaştırarak incelemiştir, (bu risalenin Arapça metni ve Farsça tercümesi Ahmed Arârîm tarafından yayımlanmıştır: “Risalei ez Karni Sivvom-i İlmi-i Hicri der Cebr u Muka­bele”, Mecelle-i Sühan, III/II-12, Tahran 1343 hş) Aydın Sayılı’nın “Katı­şık Denklemlerde Mantıkî Zaruretler” şeklinde tercüme ettiği bu yazıda, Abdülhamid b. Vâsi, üç tip ikinci derece denklemini sistemli bir yaklaşım­la ve geniş açıklamalar yaparak ayrıntılı biçimde çözmektedir. Çözüm için seçtiği metod, geometrik yoldur ve Mezopotamya geleneğini devam ettir­mekte, formül kullanmadan sözlü anlatımla sonuca varmaktadır. Denklem­leri incelemesi, kendinden önce gelenlerden biraz farklı ve sonrakilere yol gösterecek şekildedir. Kitabü’l-Cebr ve’l-mukabele’de aynı konuyu işleyen Harizmi’nin ise denklemleri, Abdülhamid b. Vâsi kadar sistemli biçimde ele almadığı ve ayrıntıya girmeden çok kısa bir açıklamayla çözüme vardı­ğı görülmektedir. Aydın Sayılı, bu duruma Harizmi’nin konuyu meçhul say­mamış, bu sebeple de ayrıntılara girmeye gerek görmemiş olabileceği şek­linde bir yorum getirmekte ve onun ilk cebir kitabını, İslâm dünyasında da, Batı dünyasında da cebirin kurucusu olarak kabûl edilen Harizmi’den önce yazmış olabileceği ihtimalinin pek zayıf sayılamayacağı sonucuna varmak­tadır. İbn Haldun, Mukaddime’nin üçüncü cildinde, yalnız Harizmi ile Ebû Kâmil’den bahsetmekte ve muhtemelen Ömer Hayyam’a da atıfta bulun­maktadır. İbn Haldun’un zikretmemesine mukabil, Îbnü’n-Nedim ile İbnü’l- Kıfti’nin ondan övgüyle bahsetmeleri ve Ebu Kâmil’in de Ebu Berze’nin id­diasını şiddetle reddedip, onu Harizmi’ye rakip gördüğünü belli etmesi, Abdülhamid b. Vâsi’nin o devrin büyük bir matematikçisi olduğunu kesin ola­rak ortaya koymaktadır. KAYNAK: BİLİME YÖN VEREN İSLAM ALİMLERİ, DERGAH OFSET