Abdülhalim Çelebi Kimdir, Hayatı

18

Abdülhalim Çelebi

(1874-1925) Konya Mevlânâ Dergâhı’nın son postnişini. Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’nin on do­kuzuncu kuşaktan torunudur. Babası Konya Mevlânâ Dergâhı postnişini Abdülvâhid Çelebinin 1907de vefatı üze­rine aynı dergâhta postnişin oldu. Üç yıl sonra İttihatçılar’ın baskısıyla azledile­rek yerine Necip Çelebi oğlu Veled Çele­bi (İzbudak) tayin edildi. Sultan Reşad’ın vefatından sonra 1919’da ikinci defa aynı makama döndü. Ancak bir yıl son­ra yine azledilerek yerine birkaç aylı­ğına Yâkub oğlu Âmil Çelebi getirildi. 1921’de üçüncü ve son defa Mevlânâ Dergâhı postnişinliğine iade edildi.

İstiklâl Harbi’ne de katılan Abdülhalim Çelebi, Konya’dan milletvekili seçil­di. Birinci devre Büyük Millet Meclisi rels vekilliği yaptı. Meclis Başkanlığına verdiği önergelerle dikkati çekti. Konya Delibaş İsyanı’nın bastırılmasında bü­yük rolü oldu. Vatanî hizmetlerinden dolayı kendisine İstiklâl madalyası veril­di. Cumhuriyetin ilânından sonra Mus­tafa Kemal Paşa’nın isteği ve tasvibi ile oğlu Mehmed Bakır Çelebi’yi. o devirde en büyük Mevlevî âsitânesinin bulundu­ğu Suriye’nin Halep şehrine tayin etti. Türkiye’de tekkelerin kapatılmasından ve Abdülhalim Çelebinin de vefatından sonra Mevlevî tekkelerinin merkezi olan Konya’nın bu vasfı Halep şehrine geçti. M. Bakır Çelebi Halep’te Atatürk tara­fından kendisine şahsen verilmiş olan millî görevlerin gerçekleşmesini sağla­mak maksadıyla çok gizli ve faydalı ça­lışmalar yaptı. Hatay’ın anavatana barış yoluyla ilhak edilmesinde önemli hiz­metlerde bulundu. 1943’te İstanbul’da ölümünden sonra oğlu Celâleddin Çele­bi Türkiye’ye döndü.

Ailesinin yedi yüz yıllık terbiye ve ge­leneklerine uyarak ömrünü vatan ve milletine faydalı hizmetlere vakfeden Abdülhalim Çelebi, İstanbul’da kaldığı bir otelin balkonundan düşerek koma­ya girdi ve götürüldüğü Yenikapı Mevlevîhanesi’nde vefat etti. Şeker hasta­sı olması dolayısıyla baş dönmesinden düşerek öldüğü veya siyasî sebeplerle suikaste uğradığı söylenirse de ailesi onun hırsızlık için işlenmiş bir cinayete kurban gittiği kanaatindedir.

Diyanet İslam Ansiklopedisi