18.Dindarlığın Özellikleri

 

Dindarlığın bazı özelliklerini şu şekilde sıralayabiliriz:

 
 

1. Dindarlık tek biçimli, değişmez/sabit bir durum değil, kişi ve gruplara göre değişen, gelişen dinamik bir yapı ve süreçtir. (Çocuk, genç, yetişkin, yaşlı kişinin dindarlığı; muhafazakâr dindarlık/ yenilikçi dindarlık, vb.) Dinin etkisi kişiye, kişinin bağlandığı dine, ait olduğu mezhebe ya da cemaate, dine kendini verme derecesine, sosyo-kültürel çevreye, kişinin fiziksel ve ruhsal sağlığına ve daha birçok faktöre bağlı olarak değişiklik gösterebilmektedir.

2. Bireylerin ve grupların hayatında çeşitli faktörlere bağlı olarak( yaş, cinsiyet, bilgi seviyesi, ekonomik durum, siyasi ve toplumsal olaylar ve durumlar vb) dine bağlanma, dini inanç ve değerlere kendini verme, yaşantı ve uygulamaya dönüştürmenin değişen ve gelişen dereceleri vardır. Bazı özel olaylar ve durumlar (doğal felaketler, toplumsal baskı, dindar bir şahıs ya da kaynakla karşılaşma, yeni bir tecrübe, rüya ve ilham vb.) dinî bağlılığı artırabilir ya da azaltabilir. Kültürel gelenekler ve insan gruplarına göre değişik tarzlarda algılanan ve uygulanan çok çeşitli dindarlık tip ve tarzları kendisini gösterir. Kişi ve grupların din anlayışları belli değerlere ve uygulamalara verdikleri öneme göre farklılaşabil- mektedir. Bu yüzden bir kişinin ya da grubun dindarlığı hakkında kesin yargılarda bulunmak son derce zordur. Ancak, kişilerin “nasıl” bir dindar ya da “hangi yönelimde dindar” oldukları ile ilgili tasvir edici anlatımlar yapılabilir.

3. Dindarlık birey ve toplumun hayatında belli bir alanla sınırlı olmayıp, hayatın her alanında etkisini gösterir. İnanç, ibadet, duygu, bilgi, ahlaki değer ve tutumlar, toplumsal ilgi ve ilişkiler, tutum ve davranışlar olarak geniş bir alanda dindarlığın varlığını ve etkilerini görmek mümkündür. Dindarlığın gerek derinlemesine gerekse genişlemesine, gerek dikey ve gerekse yatay düzlemde oluşan çeşitli boyutlarından söz edilebilir.

Dindarlık, dinî ögeler ile insani özelliklerin bir karışımıdır. Dolayısıyla bir kimsenin ve bir toplumun dindarlığı kişilik ve kültüre göre bir şekil alır. Bu yüzden samimi ve ihlâslı dindarların yanısıra ikiyüzlü, yüzeysel ve gösterişçi dindarlar vardır. Tutucu, fanatik, saldırgan dindarların yanında hoşgörülü, tahamüllü, yumuşak yüzlü dindarlardan söz edilebilir. Aynı şekilde, Türk Müslümanlığı, Arap Müslümanlığı, İran Müslümanlığı vb. kendine has çizgilerle diğerlerinden farklılaşır.