15.Nesnel Bir Gerçeklik Olarak Din

Din psikolojinin araştırma konusu olan din her şeyden önce kültürün içinde bir gerçekliktir. Kültürel bir gerçeklik olarak din bireylerin dışında var olan nesnel bir olgudur. Bireyler kendilerini bu gerçekliğin içinde ve onun tarafından kuşatılmış olarak bulurlar. Onunla etkileşim içine girerler ve belli bir tutum geliştirirler.. Kültürel bir gerçeklik olarak din, birçok unsurdan oluşan bir bütünlük oluşturur. Bu bütünün başlıca unsurları şunlardır:

  1. Dinî Topluluk ve Gelenek: İslam, Hıristiyanlık, Yahudilik; Sünnilik, Hanefilik, Şafiilik, Caferilik, Alevilik; Nakşîlik, Kadirilik, Bektaşilik; Katoliklik, Protestanlık, Ortadoksluk; Evangalistlik, Mormonlar, Moonculuk, vb.
  2. Dinî Kurumlar: Şeyhu’l-İslamlık, Diyanet İşleri Başkanlığı, Müftülük; Papalık, Patriklik, Hahamlık vb.
  3. Din Dili: Allah, tanrı, peygamber; helal-haram, günah-sevap; vahiy, mucize, keramet; kutsal/mübarek; mümin-münafık-kâfir(gâvur); kıyamet- ahiret, cennet, cehennem; şeytan, melek; ibadet, namaz, oruç, hac, zekat, sadaka, cihad; “Allah razı olsun”, “Allah’a emanet” vb. din alanını niteleyen kavram ve ifadeler.
  4. Dinî Şahıslar: Peygamber, veli, hoca, imam şeyh, dede, pir, mürşit; aziz,

rahip, Papa; ilâhiyatçı, vb.

  1. Dinî Nesneler: Mushaf, seccade, rahle, takke, sarık, cüppe, örtü, tespih; haç, ikon, vb.
  2. Dinî, Zaman ve Mekânlar: Mekke-Medine, Kâbe, Mescid-i Aksâ; cami,

mescit, tekke, türbe, cem evi, kilise, havra. Kadir Gecesi, Ramazan ve Kurban Bayramı, Cuma; muharrem ayı, vb.

  1. Dinî Törenler: Yeni doğan Müslüman çocuğun kulağına ezan okunması,

cemaatle namaz, kurban, dua, zikir ve âyin, mevlit; vaftiz, kutsama, günah çıkarma vb.

Dinin bütün bu unsurları biri diğerini bütünleyen ve biri diğeri ile anlam kazanan bir bütünlük içerisinde kendine özgü bir sistem oluştururlar. Dolayısıyla bunların her birinin dinî gerçekliği temsil edici sembolik bir değeri vardır. Yani din aynı zamanda sembolik bir sistemdir.

Sosyo-kültürel bir gerçeklik olarak din, kendine ait dili ve kavramları, geleneği, kurumları, sembolleri, ibadetleri, temsil edici eşya ve şahısları ile bütünlüklü bir sistemdir. Dinî bir söylemi işitmek, törensel bir ibadeti izlemek veya sembolik bir figürü idrak etmek çok çeşitli dinî duygu ve tecrübeleri harekete geçirebilir. Kendisini dine yakın hisseden insanlar da mutlaka birtakım dinî tercih, ilgi ve etkinliklerde bulunurlar. Dolayısıyla din psikologlarının görevi dinin kendisini değil, insan tecrübesinde ortaya çıkan dinî tezahürleri incelemektir. İnsan zihninde, toplumda ve kültürde dinî biliş, duyuş ve davranışı, psikolojik bakış açısıyla araştırmaktır.

Dinî gerçekliği temsil edici her şey bir “dinî sembol” olduğuna göre, belli bir kültürde yaşayıp ta dini sembollerle hiç karşılaşmayan, olmlu ya da olumsuz bir etkileşim içerisine girmeyen kişilerden söz edilebilir mi?