054

 

. DÜNYA SAĞLIK TEŞKİLATI(WHO)

 

Bir merkezden izlenen,
düzenlenen, sürekli­lik arzeden, bir çok ülkenin ilgilendiği sağlık
meselelerinde uzmanlaşan ve Bİrleşm işMillci-ler Sisteıni’ne bağlı bulunan bir
organizasyon. Dünya Sağlık Teşkilatı, 1948’de Cenevre’de kuruldu. Teşkilâtın
günümüzdeki üye sayısı 165’c ulaştı. En yüksek organı, izlenecek poli­tikayı
ana hatlarıyla belirleyen Dünya Sağlık Kurukı’dur ki, bülün üyelerin
temsilcilerin­in oluşur. İkinci organı, 30 uzmandan olu-•n Yürütme Kurulu’dur.
Bir diğer organı da

Sckretarya’dır.
Çalışmalarım 6 büyük bölge içinde yürütmeye çalışır; bu bölgeler Afrika, Kuzey
ve Güney Amerika, Doğu Akdeniz, Av­rupa, Güneydoğu Asya ve Batı Pasifik’tir.
Merkezi Cenevre’de bulunan WHO’nun kay­naklarını, üye ülkelerin ödedikleri
aidatlar, ba­ğışlar ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Progra­mı fonları
oluşturur. 1974’tc ABD’nin verdiği aidat % 26, Sovyet Rusya’nın % 13, öteki
ülke­lerime % 10 civarındadır. Teşkilâtın 1980,1981 bütçesi 1.1 milyar ABD
doları tuta­rı ndaydı.

Dünya Sağlık
Teşkilâtı’nın, kuruluş tüzüğü­ne göre temel amacı, “herkesi en yüksek sağ­lık
düzeyine ulaştırmaktır. “2000 yılında her­kes için sağlık”, 1970’li
yıllarda daha özel bir amaç şeklînde belirtildi. WHO’nun en önemli etkinlik
alanı, “yoksul ülkelerdeki millî sağlık teşkilatlarıyla teknik işbirliğini
sağlamak, sağ­lık hizmetinde görev alacakları eğitmek” şek­linde çizildi.
Teşkilât ayrıca “sıtma, cüzam, bil-harziya, uyku hastalığı ve çiçek
hastalığı” gibi hastalıklarla uğraşmayı ve bunları ortadan kal­dırmayı
ilke edindi. Bunların yanı sıra, “millî sağlık programlarının
geliştirilmesi, afet yardı­mı, ilaç konırolu, tıbbî araştırmaların teşviki,
yeni bilgilerin elde edilmesi ve yayılması” ko­nularında da etkili olmayı
amaç haline getirdi­ğini belirtti.

Ne var ki, Dünya
Sağlık Teşkilâtı, bülün bu amaçlarına rağmen tifo, kolera, zührevî hasta­lıklar,
sarı humma, verem, çiçek hastalığı ve özellikle sıtma gibi salgın hastalıkları
Afrika, Asya (Pakistan, Hindistan, Bangladeş Sri Lan­ka), Lâtin Amerika
ülkelerinde hâlâ önleyebil­miş değildir. Bunun da başlıca sebebi, bu teş­kilâtın
bölgesel, global veya fonksiyonel bü­tünleşme organı niteliği taşıyıp, politik
biçim­lendirmelerin fiilen etkisinde kalmış olması­dır. Milletlerarası her
organizasyonda olduğu gibi, bu organizasyonda da kuvvetler dengesi rol oynadı
ve teşkilât büyük devletlerin telkin­lerine boyun eğdi. Çünkü, “veto”
mekanizması­nın İşlediği Birleşmiş Milletler Sistemi’ndc, güçlü devletler
kimilerinin belirttiği gibi “pat­ron” konumunda kaldı sürekli.
Patronların gü­cü,  organizasyonu,
kendi  çıkarlarını  kendi araçlarıyla yürütmekten alıkoydu.
Ayrıca, pat­ron ülkelerin parasıyla yaşaması, milletlerara­sı bürokrasinin de
etkisi altında kalması, teşki­lâtın tarafsızlığını ortadan kaldırarak, belirle­diği
amaçlar doğrultusunda ilerlemesini engel­ledi.

1980’li yılların
bağından itibaren örgülün en önemli üyesi olan ABD ile yoksul ülkelerin
arasındaki farkın sürekli arttığı gözlendi. ABD ve diğer Batılı devletlerin
ağırlıkları so­nucu. Dünya Sağlık Teşkilatı, genellikle sağlık denetimlerinin
az olduğu bir çok yoksul ülke­ye yıllarca Batıda kullanılmayan besinlerin,
ilaçların gönderilmesine seyirci kaldı. Hatta al­kollü içki üreticilerinin,
içkilerini ilaç yerine satmalarına, son derece tehlikeli ilaçları yeter­li
bilgiyi vermeden dağıtmalarına göz yumdu. Kuşkusuz bu olumsuz tavırların ortaya
çıkma­sında, patron devletlerin emperyalist güdüleri­nin .rolü büyüklü. Halen
de görünen o ki, bu emperyalist güdülerin devamı durumunda, WHO’nun çalışmaları
duraklayacak, yoksul ül­kelerdeki sağlık atılımları engellenecek; WHO içinde
Güney (yoksul) ülkeleri, salgın hastalıklara boyun eğmeye devam edecek; WHO da
tüzüğünde belirttiği amaçları gerçek­leştirmekten gittikçe uzaklaşacaktır.

AdemKANDEMİR Bkz.
Biıieşmiş Milletler.