034

 

. KIYAS

 

Kıyas, sözlükte ölçme,
eşitleme ve bir şe­yi diğer bir şey ile karşılaştırma anlamın­dadır. Fıkıh
terimi olarak ise, “Bİr fıkhî olayın, temel kaynaklarda belirlenmiş
hükmünü aynı özelliği gösteren başka bir fıkhî olayda da var sayarak bu ikinci
olayı birincinin kapsamına sokmak için yapılan içtihaddır.”

Kıyas yapabilmek için
bazı şartların bu­lunması gerekir. Bunlar şu şekilde özetle­nebilir:

1- Temel
kaynaklarca belirlenmiş olayın hükmünün kendine has olduğuna dair bir delil
bulunmamalıdır. Bu durumda başka bir şeyi ona kıyaslayamayiz. Örneğin as-habdan
Huzeyme’nin tek başına yaptığı şahitliğin yeterli sayılması böyledir. Çün­kü
Hz. Muhammed (s.) “Huzeyme kime şahitlik ederse yeterli olur”
buyurmuştur. Bu, Huzeyme’ye verilmiş bir ayrıcalıktır. Çünkü gerek ayetlerde ve
gerekse Hz. Peygamberin söz ve uygulamalarında şa­hitlerin iki erkek ya da bir
erkek iki kadın olmaları şartı getirilmiştir. O zaman Hu­zeyme’ye has olan
yukarıdaki hadis, kıyas İçin asıl kabul edilemez.

2- Temel
kaynaklarca belirlenmiş olay­da bulunan özelliğin, yani illetin açıkça an­laşılır
olması gerekir. Namazlarınrekatta-n ve had cezalarının miktarları gibi nede­ni
anlaşılamayan şeyler üzerine kıyas yapı­lamaz. Sabah namazının iki rekat olması­nın
asıl nedenini anlayamadığımız için, ona kıyasla öğle namazının da iki rekat ol­ması
gerektiğini söyleyemeyiz. Ayni şekil­de zekatın ticaret mallarından kırkta bir
oranında alınmasının asıl nedenini de an­layamayız. Onun için dini ölçüler
kıyasa konu olmazlar.                                          

3- Aslın
hükmü kıyastan sonra değişme­meli ve aynen fer’i meselelere geçebilme-, lidir.

4- Temel
kaynaklarda fer’ ile ilgili özel bir hüküm bulunmamalıdır.

5- Asıl
hükmün alameti ve simgesi sayı­lan özelliğin fer’de de aynen bulunması gerekir.
Kıyas, metod olarak mezhepler içinde Hanefiliğin ayırıcı vasfı olagelmiş olup
İbn Hazm gibi zahiri mezhebi men?* supları kıyasın delil kabul edilemeyeceği
kanaatindcdirler.

Abdülaziz BAYINDIR

Bk. Fıkıh; İctihad.